
Yaratım enerjisi hepimizde var. Bazen bir fikir, bazen bir hareket… Ama bu enerji bir anlık parlayıp sönmesin, hayatımıza kök salsın istiyoruz. İşte o denge noktasında karşımıza hep aynı soru çıkıyor: “Ben mi yaptım, yoksa benim aracılığımla mı oldu?”
Yaratan mı, Yoksa Tanık mı?
Bir şey ürettiğimizde, içimizdeki o küçük ses hemen atılır: “Bunu ben başardım!”
Bu ses, yani ego, kısa vadede bizi motive eder. Ama ruhumuz daha derinden fısıldar: “Ben sadece bir araç oldum, benim aracılığımla doğdu.”
Sürdürülebilir yaratımın sırrı, bu iki sesi ayırt edebilmekten geçer. Ego sahiplenir, ruh ise şükreder. Unutmayın, yaratımı besleyen en saf frekans, şükür enerjisidir.
Bahçıvanlık ve Dinlenme Sanatı
Yaratım sürecini bir bahçeye benzetiyorum. Evrenden gelen fikirler tohumdur.
Eğer o tohumu “Ben ne kadar iyi bir bahçıvanım?” diye sularsak, o çiçek bir süre sonra solar. Ama “evrenin güzelliği artsın” diye suladığımızda, o kökler sonsuzluğa uzanır. Ego kısa vadede yorar, ruh ise yavaş büyür ama hiç sönmez.
Unutmayalım, hiçbir bahçe her mevsim çiçek açmaz. Yaratım enerjisi de bazen çekilir. O sessizlik anlarında paniklemeyin. “Neden yaratamıyorum?” demek yerine, “Toprak şu an dinleniyor, kökler güçleniyor” demeyi öğrenmeliyiz.
3 Adımda Akışta Kal…
- Teşekkür Etmek, Sahiplenme: Biri size iltifat ettiğinde, “Ne güzel ki birlikte öğrendik/yarattık” diyebiliriz. Ortak bilinç büyümüş olur.
- Basit Bir Ritüel Oluşturmak: Sabah niyet edebiliriz (“Bugün ışığımla hizmet edeceğim.”), akşam ise teslim olacağız (“Bugün benden aktı, yarın yine senden aksın.”).
- Tanık Bilinciyle Yaşamak: Sen sadece tanıklık eden, evrenin kalemi olan bir ruhsun. Fikirleri sahiplenme, onlara yuva ol…
Gerçek yaratıcı, ışığını göstermek için değil, paylaşmak için parlar. Sürdürülebilir yaratım enerjisi, işte o paylaşım anında doğar.
💫 “Ben yaratmıyorum. Benim aracılığımla yaratılıyor.” Bu cümle, sizin akışınızın koruyucu duası olsun.
Selen Balkaya
Aile Dizimi Eğitimi ve Mucizeler Kursu Katılımcısı
