Aile Dizimi, Bert Hellinger tarafından geliştirilen, aile bireylerinin arasındaki duygusal bağları ve bu bağların hayatımıza etkisini keşfetmek için kullanılan güçlü bir terapi yöntemidir. Aile dizimi, yalnızca ailedeki bireylerin değil, bu bireylerin geçmişte yaşadıkları duygusal durumların da bizi nasıl şekillendirdiğini anlamamıza yardımcı olur. Hellinger’in bu yöntemiyle, aile içindeki bağlılıklar ve travmalar açığa çıkar ve şifalanma süreci başlar. Çünkü, çoğu zaman bir insanın yaşadığı problemler, aile üyelerinin yaşadığı çözümsüz duygusal bağlardan kaynaklanır.
Hellinger, bu yöntemin temellerini “Aile bir sistemdir ve her birey, bu sistemin parçasıdır” sözünde özetler. Bu, ailedeki her bireyin birbirine bağlı olduğu, tek bir çarkın dişlisi gibi çalıştığı bir anlayıştır. Bu bağlantılar genellikle bilinçaltımızda derin izler bırakır ve hayatımız boyunca bazı kalıpları taşırız. Aile dizimi ise, bu kalıpları görmemizi sağlar.
Aile dizimi çalışmaları, üç ana formda yapılabilir: Grup Aile Dizimi, Doğum Dizimi ve Bireysel Aile Dizimi.
- Grup Aile Dizimi bir grup ortamında yapılır ve burada katılımcılar, bir kişinin ailesindeki bireyleri temsil etmek üzere belirlenirler. Her bir kişi, temsil ettiği aile üyesinin duygusal durumlarını ve ilişkilerini yansıtarak, gerçek ailedeki bağları ve travmaları ortaya koyar. Bu, katılımcıların farkındalık düzeyini artırır ve diğer katılımcıların da benzer sorunları deneyimlemesini sağlar.
- Doğum Dizimi özellikle doğum anında yaşanan travmalar üzerine yoğunlaşır. Doğum, insanın yaşamındaki en önemli anlardan biridir ve doğum sırasında yaşanan herhangi bir korku, stres ya da travma, bireyin hayatını derinden etkileyebilir. Bu tür bir dizim, kişinin doğum travmalarını keşfetmesine ve bu travmaların etkisini şifalandırmasına yardımcı olur.
- Bireysel Aile Dizimi ise, sadece bir kişinin kendi ailesine dair yaşadığı duygusal durumları çözmeyi amaçlar. Burada kişi, ailesindeki bağlar ve kalıplar hakkında daha derinlemesine bir farkındalık kazanır. Bu süreç, yalnızca aile içindeki dinamikleri anlamayı değil, aynı zamanda kişinin kendisini ve hayatını nasıl dönüştürebileceğini de gösterir.
Bir ailedeki bireylerin arasında yaşanan sıkıntılar, çözülmemiş duygusal bağlar veya nesilden nesile aktarılan travmalar, bireyin yaşamını olumsuz yönde etkileyebilir. Bu bağlar, sadece ailevi sorunlar olarak kalmaz, aynı zamanda bireyin ilişkilerinde, iş hayatında, sağlığında ve duygusal durumunda da kendini gösterir. Örneğin, bir ailede nesiller boyu süregelen bir yas tutma hali, bu ailedeki bireylerin duygusal olarak takılı kalmasına sebep olabilir. Aile dizimi sayesinde, bu tür enerjik bağlar fark edilip, şifalanabilir.
Uzman Görüşü: Aile dizimi terapisti ve uzmanı, bu tür çalışmalarda kişinin bilinçaltındaki kalıpları dönüştürmenin önemine dikkat çeker. “Bir insan, ailesindeki bağlardan tamamen özgürleşmeden kendi yolculuğuna çıkamaz. Geçmişin yüklerini bırakmak, özgürleşmenin ilk adımıdır” der.
